MARİA MONTESSORİ’NİN HAYATI

"İnsan hayatının en önemli dönemi üniversite çalışmaları değil, doğumdan altı yaşa kadar olan süreçtir. Çünkü bu süreç bir çocuğun gelecekte olacağı yetişkini inşâ ettiği dönemdir. Sadece zeka değil, insanın bütün mümkün becerileri bu dönemde oluşur. Hiçbir yaşta çocuk, zekice bir yardıma bu dönemde olduğu kadar ihtiyaç duymaz."

Maria Montessori

MARİA MONTESSORİ’NİN HAYATI

1870 yılında İtalya’da dünyaya geldi. Babasının karşı çıkmasına rağmen İtalya’da tıp fakültesine giren ilk kız öğrenci, ilk kadın tıp doktoru oldu. Roma Üniversitesi Psikiyatri Kliniği’nde devam ettiği bir araştırma programı kapsamında, çocuk yetiştirme yurtlarına ziyaretlerde bulundu. Bu ziyaretler esnasında çocukların duyusal uyarıcı yoksunluğu çektiğini gözlemledi. 1901’de görevinden ayrılarak üniversitede eğitim felsefesi ve antropoloji okudu.  1907’de San Lorenzo bölgesinde işçi ailelerin çocukları için ilk “Casa Dei Bambini” ,yani Çocuklar Evi’ni açtı. Aynı yıl içerisinde İtalya’da beş yeni “Çocuklar Evi” hizmete girdi. 1909’da yüzlerce öğretmene eğitim kursları vermeye başladı. Eğitim notları kitap olarak yayımlandı. 1912’de Amerika’da “Montessori Metodu” ismiyle yayımlanan bu kitap bestseller oldu ve 20 dile çevrildi.
 
Maria Montessori çocukların ödüllerden, cezalardan, yetişkin tarafından programlanmış eğitimden, oyuncaklardan, öğretmen masasından, toplu derslerden hoşlanmadıklarını; özgür seçimden, hatalarını kendilerinin denetlemesinden, hareket etmekten, sessizlikten, sosyal ilişkilerin kendileri tarafından kurulmasından, çevrenin düzenli ve temiz olmasından, özgür faaliyete dayalı bir disiplinden, alıştırmaların tekrarından hoşlandıklarını gözlemledi. Böylece kendi eğitim sistemini çocuklardan yola çıkarak oluşturdu. Montessori eğitimi temelde kişiliğin oluşumu üzerinde durmaktadır. Bunu açıkça şu şekilde ifade etmektedir :“Eğitimde metot değil, insan kişiliği göz önüne alınmalıdır.’’
 
Çocuk boyutunda eşyalar dünyada ilk kez Montessori okullarında kullanılır. Zamanla birçok ülkede Montessori okulları açılmaya başlar. Amerika dahil olmak üzere birçok ülkede eğitmenler yetiştirir. 1913’te  Amerika’yı ilk ziyaretinin hemen arkasından Alexander Graham Bell ve eşi, “Montessori Eğitim Derneği”ni kurar.
 
1947 yılında UNESCO’da “Eğitim ve Barış” üzerine konuşan Maria Montessori’ye, toplamda üç defa lâyık görüleceği “Nobel Barış Ödülü” ilk defa takdim edildi. 1952’de hayata veda eden Montessori’nin oğlu ve torunları çalışmalarına devam etti. Bugün günümüzde milyonlarca çocuk, sayısı binlerce olan Montessori okullarında eğitim almaktadır. Onun buluşları sadece okul öncesi çocukların değil ilkokuldan liseye kadar tüm dönemlerdeki öğrencilerin eğitimini kapsamaktadır. Montessori’ nin başarısının ateşi hâlâ sönmemiş, hatta güçlenerek büyümüştür. Tanıdıkça kendine hayran bırakan, heyecanlandıran ve gerçekten başarılı olan bir eğitim sistemidir.
 
“Bir çocuğun potansiyelini serbest bırakın ve onu dünyaya kazandırın.’’ Maria Montessori
 

 

Copyright © 2017 İZ MONTESSORİ OKULLARI
All Rights Reserved.